ADA'DA ÜRETKEN BİR İÇMİMAR; NERMİN GÜNDOĞDU


"Merhabalar Nermin hocam öncelikle röportaj isteğimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Girne Amerikan Üniversitesi Mimarlık Tasarım Ve Güzel Sanatlar Fakültesi 2019|2020 İÇM301 Proje dersinde sizi tanıma fırsatım olmuştu. Sonrasında düşünceleriniz, tasarımlarınız ve aktifliğiniz fazlasıyla dikkatimi çektiği için sizi tanımaya ve düşüncelerinizi daha yakından tanıklık etmeye karar verip okul ortamı ve sosyal medyadan, yaptığınız işleri takip etmeye başladım.

Şimdi ise yeni mezun benim için yaptığınız işlerle bir idolsünüz. Kuzey Kıbrıs küçük bir yer olmasına rağmen Ada'da yaptığınız işlerle sınırları aşan bir tasarımcı olduğunuzu düşünerek sorularıma geçmek istiyorum.


Nermin Gündoğdu/ İçmimar

1] İçmimar olmaya nasıl karar verdiniz ? Çevrenizin tepkisi nasıl oldu ?

Meslek seçimi bence bir yolculuktur.

Bu yolculuk küçük yaşlarda hepimize illa ki sorulan: "Büyüyünce ne olacaksın?" sorusu ile başlar.

Küçük yaşlardan itibaren bu soruya cevap arayarak büyürüz. Bu soruya cevap ararken kendimizi keşfetmeye başlar, yeteneklerimizi ve ilgi alanlarımızı sorgularız. Bu yaşlarda kendimize doğru attığımız minik adımlar, bizi büyüyünce ne olacağımıza doğru götürür.

İlk adımları Kıbrıs’ta bir ressamın atölyesinde resim dersleriyle başlayan yolculuğum, İngiltere’de eğitimini aldığım Mimarlık Tasarım ve Güzel Sanatlar Fakültesi ile devam etti.

Lisans eğitimimde içmimarlığı seçmeden önce, eğitiminin ilk yıllarını beş farklı tasarım atölyesinde eğitim alarak geçirdim. Bu süre zarfında güzel sanatlar, moda & tekstil, dijital medya & görsel iletişim ve üç boyutlu tasarım alanlarında uygulamalı atölye çalışmaları ve teknik dersler alarak hangi alanda daha yetenekli ve hevesli olduğumu anlama imkanı edindim.

Bu alanlarda geçirdiğim bir yıl hem meslek seçimimde hem de sonraki yıllarda yapacağım projelerde çok yönlü düşünebilmeme yön veren verimli bir hazırlık oldu.



2] İçmimar olmaya karar verdikten sonra nasıl bir yol izlediniz ? Akademik eğitimlerinizi hangi üniversitede gerçekleştirdiniz ?

Meslek seçimi adına ilk ciddi adımları lisenin ilk yıllarında attığımı söyleyebilirim.

Üniversiteyi İngiltere’de okuma kararı aldıktan sonra İngilizce yeterlilik sınavlarına ve portfolyo hazırlıklarına başladım. Eş zamanlı olarak üniversiteleri araştırmaya, bölümümde en iyi olan okulları araştırmaya başladım. Üniversite tercihlerini yaptıktan sonra, bölümlerle iletişime geçip, şartlarını öğrendim ve çalışmalarımı okullardan gelen talepler doğrultusunda sürdürdüm.

Lisans eğitimim önceside, University College for the Creative Arts – BTEC Art & Design bölümünden; lisans eğitimimde ise Kingston Universty – BA Interior Design bölümünden mezun oldum.

Mezun olup Kıbrıs’a geri döndükten sonra Doğu Akdeniz Üniversitesi- Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölümü’nde, Çevresel Psikoloji alanında yüksek lisansımı tamamladım.


3] Türkiye, KKTC gibi ülkelerdeki eğitimin İngiltere’deki eğitimden farklılıkları nelerdir ?

Bu konuda kıyaslama yapabilmem için yeterince akademik deneyimim olmadığını düşünüyorum.

İngiltere’de okumanın bana kazandırdıkları diye bir cümle kuracak olursam bu cümle kesinlikle vizyon ve özgüven kelimeleri ile başlar.

Ada ülkesinde imkanlar her zaman sınırlı ve zor olmuştur. Meslek seçimi konusunda her ne kadar ayakları yere basar adımlar atmış olsam da üniversiteye giderken bir maceraya atılmak isteyen bir yanım vardı. Bunun için ülke değişmek iyi bir fikirdi : )

Hayalini kurduğum mesleğin eğitimini alırken, hayatımda ve çevremde kısıtlamalar olmadan, kendi doğup büyüdüğüm ülkeden farklı bir dil konuşulan, farklı çevrelerden gelmiş insanların arasında gelişmek istedim.

Güzel sanatlar, mimari ve iç mekan tasarımı anlamında eğitim dışında da vizyonumu geliştiren bir çevrede vakit geçirdim. Fırsat buldukça yakın ülkeleri gezdim. Farklı ülkelerden arkadaşlarım oldu. Tüm bunlar farklı kullanıcılara, farklı firmalara bireysel alanlar tasalarken esneklik kazanmamı, çok yönlü düşünebilmemde önümü açmıştır.

4] Eğitiminizden sonra Ada’ya döndüğünüzde mesleğinizi nasıl icra ettiniz ?

Eğitimimin üniversite kısmı bittikten sonra ne yapacağım konusunda kararsızdım.

İngiltere’de mi kalmalı yoksa Ada'ya mı dönmeliydim bilmiyordum.

Ne kalınca ne olacağı ne dönünce ne olacağı konusunda bir fikrim vardı.

Kıbrıs’a dönünce kısa süreli bir iş deneyimim oldu. Sonra yüksek lisans eğitimine başladım, işten ayrılıp üniversitede araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladım.

Yaptığım işlerden ve girişimlerden tatminsiz 3 yıl geçirdikten sonra kendi adıma bir ofis açtım. Kendimi tanıtacağım çok kalabalık bir ülkede yaşamıyor olmama rağmen iş fırsatları çok azdı.

Yan dal arayışına koyulup yurt dışında kısa süreli eğitimler, yurt içinde küçük atölye çalışmalarına başlayıp kendime içmimarlık ofisinden ayrı bir de ahşap ürünler tasarlayıp üretebileceğim bir atölye kurdum.



5] Şuan yaratıcısı olduğunuz iki markanız var, "Solid House ve Ka.kun" hikayelerini anlatır mısınız?

Solid House benim ticari ve kurumsal projelerimi sürdürdüğüm içmimarlık ofisim.

Ka.kun ise küçük ahşap ürünler tasarlayıp ürettiğim atölyem.

Solid House ve Ka.kun aynı anda farklı işler yürüttüğüm, benim farklı yönlerimi geliştiren bağımsız hanelerim.

Bir yandan seri imalatlar için kurumsal dosya hazırlarken diğer yandan geleneksel yöntemlerle üretilen az sayıdaki ahşap ürünlerle uğraşmak bana yaptığım işe bir denge kazandırıyormuş gibi hissettiriyor.

Her iki hanede de projeleri, işin mutfak kısmı dediğimiz atölye ve şantiye çalışmalarıyla iç içe yürütsem de büyük ölçekli işlerde genelde payıma düşen görev işin dijital kısmında. Atölye ve el beceri kısımlarından kendimi koparmamak adına elimden geldiğince Ka.kun’da dönem dönem farklı malzemelerle küçük üretimler yaparak kendimi geliştirmeye çalışıyorum.