DOĞA İLE BARIŞ İÇİNDE VAROLMUŞ BİR YAPI; VİLLA MANDRA

Mikonos’ta, K-Stüdyo tarafından ''Biçim, işlevden ziyade duyguyu takip etmeli'' anlayışıyla tasarlanmış olan bu oldukça mütevazi ve bir o kadar da modernliği yansıtan yazlık ev, 6 yatak odasıyla bir çift ve arkadaşlarının tatilini geçirmesi için tasarlanmıştır. 

Özellikle yaşadığımız şu sıkıntılı günlerde kendi inşa ettiğimiz yapay dünya düzeninde mutluluğu bulamayıp, özümüze yani doğaya dönmek için arayışlara giriyoruz. Belki de 5-10 yıl öncesinde dönüp bakmayacağımız köyler, bahçeler, yazlık evler bizlere şu an ''keşke bir 10 gün gidip kafa dinlesem, huzur bulsam'' dedirtiyor.


Kalabalıktan, fazla eşyalardan, fazla sesten, kısacası fazla insandan oldukça yorulduğumuz sakin kalacak, derin bir nefes alacak yer aradığımız bu dönemde karşıma çıkan ve tasarım anlayışındaki temel düşünceyi oldukça beğendiğim bu yapıyı sizlerle paylaşmak istiyorum.



Gösterişten, detaydan, aslında çokta gerek yok diyebileceğiniz her şeyden uzak tasarlanmış bu yapıdaki ‘’duyguyu takip etme ‘’ anlayışı beni oldukça etkiledi. Öyle ki evde her alan dinlenme, düşünme ve keşif için tasarlanmıştır. 


Dış mekanda gerekli gölge alanı sağlayabilmek için pergola ile üzeri kapatılmış geniş bir avlu inşa edilmiştir. Yapının kalbi olan bu avlu, salon ve mutfak hacimlerini kullanışlı bir şekilde birbirine bağlamıştır. Avlunun havuz ve bahçeye bakıyor olması evin odak noktasının bu kısım olmasını sağlamıştır.


Yapının katmanlarını gösteren bu gifte 600 m2 lik bir alana inşa edilen bu evin önemli 2 hacmi(mutfak ve oturma alanı), bunları birleştiren -yapının kalbi olan- avlu, pergola sistemi, kayalar, su hacmi ve bitkilerin yerleşim şeklini güzel bir şekilde özetlemiş. 6 yatak odası havuz kısmının hemen alt kısmına konumlandırılmış. Bu şekilde özel alanları, ortak kullanım alanlarından temiz bir şekilde ayırmışlardır.


Dış cephe ve peyzaj düzenlemesinde el yapımı taş duvarlar, ahşap pergolalar, beyaz kireçle boyanmış yüzeyler her biri ayrı bir uyum ve sıcaklık yakalıyor.



İç mekana geçtiğimizde ise minimalizm ve İskandinav tarzının izlerini görüyoruz. Ahşap kirişler, beyaz kireç badanalı duvarlar, organik formlar, organik malzemeler, bitkiler, açık ve koyu birçok ahşap kaplamanın kullanımı, soft ve uyumu yakalayacak renk paleti... Bütün bu detaylar yapının cephe ve peyzaj düzenlemesinin yaşattığı doğallık hissini sürdürüyor.


-

-


Yazımın sonuna geldiğimde herkesin özüne dönmeye bir adım daha yaklaştığı bu dönemde aynı bu yapı gibi yaşarken öldürmeden, tüketmeden, uyum sağlayarak, eşlik ederek, barış içerisinde yaşadığı bir hayat diliyorum.



Görseller: https://www.archdaily.com/939449/villa-mandra-k-studio


150 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör