FOTOĞRAF SANATINDA KONSEPT: YOUSUF KARSH

20. yüzyılda ünlü birisiniz ve ölümsüz olmak mı istiyorsunuz? Ottawalı Karsh sizin için bunu mümkün kılabilir!



Çoğumuz onu Ottawalı Karsh olarak biliyoruz ama Yousuf Karsh aslında 1908’de Mardin’de dünyaya gelmiş bir Ermeni fotoğrafçıdır. Ermeni Soykırımı sonrası ailesi ile Suriye’ye sığınan sanatçı, yaşamı boyunca doğduğu topraklardan uzakta kalmanın acısını her zaman yüreğinde hissettiğini belirtmiştir. Fotoğrafçılıkla tanışması, 16 yaşında Kanada’ya dayısının yanına gönderilmesi ile başlamıştır. Yousuf’un yeteneğini keşfeden dayısı, ufkunu genişletmesi için Amerika’ya, ünlü bir fotoğraf sanatçısının yanına göndermiştir. Aldığı eğitimlerden sonra yeniden Kanada’ya dönen sanatçı kariyerinde zirveye adım adım tırmanmıştır.


İlk olarak Ottawa’da bir fotoğraf sanatçısı yanında işe başlayan Karsh, ilerleyen dönemlerde çalıştığı stüdyoyu kiralamaya başladı. Kanada’ya olan sevgisini göstermek için dükkanına Ottawalı Karsh adını verdi. 1935’te Kanada’nın resmi portre fotoğrafçısı olarak ününü duyurmaya başlamıştı bile...

Yousuf Karsh’ın çalışmalarının bu derece ünlenmesinin en temel nedeni insan-mekan ilişkilerindeki mekanikleşmeyi yorumlamasıydı. Fotoğrafını çektiği kişilerin, kişiliklerini yansıtan fotoğraflara sahip olmasını istiyordu. Bu sebeple de çekimlerini gerçekleştirdiği mekanlar konseptlerden oluşuyordu. Dilerseniz bu konuya daha yakından bakalım.






“Herkes bir gün 15 dakikalığına ünlü olacak.” sözlerinin sahibi ünlü sanatçı Andy Warhol’un portresinde, konsept olarak kullanılan tek materyal fırçadır. Kendisini tamamen baştan yaratıp, yeni kişiliği ile ünlenen sanatçının bu özelliğinin vurgulanması amacı ile fırçayı yüzünde tutması istenmiştir.







Ünlü Ressam Pablo Picasso, resimleri kadar seramik işçiliğiyle de öne çıkan değerli bir sanatçıdır. Soyut fırça darbeleri haricinde asıl görünmek istenen Picasso’yu ortaya çıkarmayı hedefleyen Karsh, bu sebeple tablolarından ziyade seramiklerini kullanarak çekimi gerçekleştirmiştir.








2. Dünya Savaşı’nın en sıcak günlerinde Kanada’ya gelen Britanya Başbakanı Sir Winston Churchill, Karsh’tan portresini çekmesini ister. Bir türlü istediği ifadeyi alamayan Karsh, Churchill’in ağzındaki puroyu çeker ve tam da o anda istediği ifadeyi yakalar. Elinden şekeri alınmış bir çocuğun huysuzluğuna ev sahipliği yapan yüzü, başbakanın dünya çapında ün kazanan tek portresi olmuştur.




Kraliyet ailesini, din adamlarını, edebiyat dünyasının önde gelen isimlerini ve daha sayamayacağımız birçok ünlü kişiyi kadrajına sığdırmış Ottawalı Karsh’ın, Frank Lloyd Wright portresi de bulunmakta!




Organik mimari akımının öncülerinden olan Frank Lloyd Wright, eserleri gibi sade bir portre ile bizi karşılıyor. Modernizme yalnızca mimaride değil kıyafetlerinde de önem veren Wright, şık takım elbisesi içinde ve oldukça dinamik duruşuyla kameraya bakmaktadır. Bir elini rahat bir tavırla cebine yerleştirmişken diğer elinde tuttuğu sigarası ile bulunduğu ortamda rahat hissetmekte ve kendinden emin bir şekilde durmakta olduğu anlaşılmaktadır.





Ünlü yüzlerin hem göründükleri gibi, hem de kuşaklarına kendilerini yansıttıkları gibi görünmesini sağlayan Ottawalı Karsh, hem portreleri hem de kitaplarıyla biz tasarımcılara farklı bir bakış açısı sunuyor. Tam olarak kavrayamadığımız konsepti sade ama güçlü bir şekilde bizlere hissettiriyor. Sizleri birkaç portresi ile baş başa bırakıyorum.


Georgia O’Keeffe

Joan Crawford

Alberto Giacometti

Kraliçe Elizabeth


Unutmadan ekleyelim! Siz de günün birinde ölümsüz olmak isterseniz Ottawalı Karsh fotoğraf stüdyosu hala sizleri bekliyor. Karsh’ın oğulları babalarından kalan fotoğraf sanatını halen devam ettirmektedir.




Hatice UĞUR