KONSEPT NE DEĞİLDİR?

Sürece güven…

 

Eğitim hayatımızda olduğu gibi iş hayatımızda da bizi korkutan bazı süreçler vardır. Konsept aşaması bunlardan bir tanesi. Genelde çoğumuz için tıkanıklık yaşatarak tasarım sürecimizi kısır döngüye maruz bırakmamıza sebep olur. Peki nedir konsept? Konseptin en genel tanımı; kavrayıştır. Tabi ki özelleştikçe kavramsallık zenginleşiyor fakat benim bugün konuşmak istediğim; mimari konseptin ne olduğu ve ne olmadığı.

 

Her şeyden önce özellikle bizim meslek grubumuz için konsept dediğimiz nokta mihenk taşıdır. Ortaya çıkardığımız her projenin mutlaka bir başlangıç noktası ve hikayesi vardır. Öğrencilik zamanında en çok dikkatimi çeken durum konsept belirleme aşamasıydı çünkü projenin başından sonuna kadar size eşlik edecek en önemli şey ürettiğiniz işin bir amacının olmasıydı. Belki de bu sebeple projenin başındayken konseptini iyi oturtamamış herkes ya içine sinmeyen-kimliksiz- bir proje üretiyordu ya da tasarım aşamasında mutlaka kopukluk oluyordu. Konsept aşamasını bu kadar kritik kılan, projenin sürekliliği ve akışı için olmazsa olmaz oluşudur belki de çünkü kavramı iyi oturtulmuş bir proje çok daha sağlıklı bir süreçten geçer. Özellikle başlangıç kısmını aceleye getirmek en sık yapılan hatalardan biridir bana göre. Temeli sağlam atılmamış bir projeye başlamak konuyu yapmış olmak için yapmak noktasına kadar götürebiliyor. Hatta çıkış noktasının belirlenememesi ilerleyen zamanlarda yüzeysel kararlar aldırabiliyor. Konseptin ne olmadığını örneklendirecek olursam: Projenizin konusu eğer Veteriner Kliniği ise pati şeklinde-genel tabiriyle sadece simgesel olarak- bir yol izlemek size konseptinizi vermeyecektir. Burada önemli olan mekan içindeki işleyişe etki eden ögenin ne olduğu. Bu konu hakkında: “İçmimar-Tasarımcı olarak çizgin, bakış açın nedir? Tasarım anlayışın nedir? Bu mekanı deneyimleyecek olanların ne hissetmesini istiyorsun?” gibi sorular sizi konsept arayışınızda sonuca daha da yaklaştırır. Veteriner Kliniği örneğinden devam edecek olursak pati şeklinde proje üretmek değil, canlıların hayatlarımızda bıraktığı o güzel izi insanlara da yansıtmak istiyorum derseniz bu sizin için bir konsept olacaktır. Yaptığınız işin felsefesi sizin cevabınızdır özetle. Yeri gelmişken şunu da belirtmek istiyorum: Konseptimizi görsel olarak yansıtamayız demek değil az önce bahsettiğim şey. Projenizdeki hissi size yansıtan bir veri varsa eğer elinizde o verinin işlevselliğini soyutlamak da konsepti oluşturan adımlardan biridir. Bunun farklı birçok yolunu Temel Tasarım derslerinde görüyoruz aslında ama çoğumuz bir önceki sene öğrendiğimiz bilgiyi ilerleyen süreçlere aktarmada eksik kalabiliyoruz.

 

Genel kavram üzerine konuşmamızın yanı sıra benim süreci hangi bakış açısıyla deneyimlediğimi anlatmak istiyorum. Çoğunlukla konsept belirleme aşamasında projenin ilk adımına karar vermeden sonunu düşünmeye başlayabiliyoruz. Bu yanlış bir şey değil çünkü süreç bir bütündür ama bazı durumlarda yanlış bir hamleye sebep olabilir. Bir yolculuk düşünün, başlangıç noktanız belli ancak nereye gideceğinize yola çıktığınızda karar vereceksiniz. Belki de geçerken gördüğünüz bir yere hayran kalır ve orada kalmaya karar verirsiniz. Diğer bir ihtimalle varış noktanız da bellidir fakat varacağınız yere hangi yoldan gideceğinizi o an kararlaştırabilirsiniz. Bununla birlikte en başında da belirleyebilirsiniz. Varış noktasına nasıl varacağınızın ihtimali sayısız şekilde değişebilecekken çıkış yolunuz her zaman bellidir. Bu yolculuğa önceden karar vermiş de olsanız veya son dakika planı da olsa mutlaka bir çıkış yolunuz vardır. Rotamızı yol boyunca değiştirebiliyorken yola çıktıktan sonra başlangıç noktamızı hiçbir zaman değiştiremeyiz. Bazen konsept aşamasına karar verirken hayal gücü bu sürece dahil değil gibi görünebiliyor. Anlatmak istediğim ise konseptiniz, başlangıç noktanız belli olduktan sonra hayal gücünüz, varış noktasına nasıl gideceğiniz tamamen sizin elinizde. Bir başlangıç noktanız yok ise nereye nasıl gideceğinizi düşünmeniz sadece plan aşamasında kalacak, hayata geçemeyecektir. Bu noktada konseptiniz sadece nereye gittiğiniz ya da nasıl gittiğinizden ziyade, nereden yola çıktığınız ve o yolculukta ne hissetmek istediğinizle ilgilidir.

 

Bazen bir işe başlamak en kolay kısım gibi görünse de aslında en zor adım olabiliyor. Benim inandığım ve deneyimlediğim ise yolculuğa nasıl başladığınızı bilirseniz eğer gitmek istediğiniz ve ihtiyacınız olan yerin neresi olduğu, varacağınız noktayı bulmanızda size mutlaka yardımcı olacaktır.

Yaren MENTEŞE

İçmimar



138 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör