Nefes Alan Tasarımlar- İçmimaride Doğaya Dönüş

Güncelleme tarihi: 18 Oca 2019


Modern çağda yükselen yapıların içinde doğadan, topraktan kopuk bir halde yaşıyoruz. Bunun bizleri daha soğuk ve stresli insanlara dönüştürdüğü kesin. Ayrıca bu durum günlük hayatta verimliliğimizi de düşürüyor. Kendi tasarladığımız şehirlerde yaşarken kendimizden uzaklaşıp özümüze yabancılaştık.



Son yıllarda ise doğaya özlem, doğaya dönüş gibi kavramları sıkça duyuyoruz. Aslında kabul edelim doğadan, doğaldan fazlasıyla uzaklaştık evet ama doğa hiçbir zaman tasarımdan tamamen yok olup gitmedi. Evlerinde saksılarca bitki yetiştirip en güzel köşelerde sergileyen annelerimiz bunun küçük, şirin bir örneği olabilir. Hatta geçenlerde bir komşumuzun evinde limon ağacı yetiştirdiğini görmemle Kayseri, Akdeniz bölgesinde miydi ben mi yanlış hatırlıyorum diye bir düşündüm. Tabi ki bunun tek bir sebebi olabilir biyolojik yapımız gereği doğadan kopamıyoruz.


Bu konuyla ilgili elinden geleni yapan sadece annelerimiz olmadığını söylemek isterim. Bazı mimarlar ve tasarımcılar ‘dış mekanı içeriye sokma’ felsefesiyle iç ve dış mekan arasındaki geçişi daha akıcı hale getirmeye çalışıyorlar ve doğadan ilham buluyorlar.


Diğer taraftan bundan 15-20 yıl önce belki bir avuç insanı dışında kimsenin umursamadığı bir takım doğa sorunları bugün hemen hemen bütün insanları ilgilendirir hale geldi. Çevreye duyarlılık arttı ve bir süredir kullandığımız çoğu üründe doğallık aramaya başladık. Mimaride de çevreye duyarlılık ve doğallık anlayışının yansımalarını görüyoruz. Bu yansımalar doğrultusunda ortaya çıkan tasarımlara ‘'Biyofilik tasarım'’ ismi verildi. Peki biyofilik tasarım nedir?



Biyofilik tasarım, en minimal tanımla tasarımın doğal unsurlarla kaynaşmasıdır. Aynı zamanda insanı doğa ile bütünleştirici özelliğinden dolayı ‘iyileştiren tasarım' olarak da nitelendirilebilir. Özellikle son dönemlerde modern mimarinin tasarım trendlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Temel prensipleri; daha fazla yeşil alan, doğal ışık, doğal malzeme, sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji, organik formlar


Doğal havalandırma, doğal aydınlatma, doğal manzaralar ve tasarımda malzemelerin doğal formuyla kullanılması dikkat edilmesi gerekenler arasında. Gün ışığından tamamen faydalanmak üzere döşemelerden tavanlara uzanan pencereler, geniş kapı boşlukları doğal havalandırma ve aydınlatmanın örneklerini sunuyor.



Cilalı, gösterişli, işlenmiş, parlak lake.. gibi mobilyaların yerini; cilasız, masif veya doğal ahşap ürünler aldı. Ev, ofis, restoran vb. iç mekanlarda yemek masalarından, oturma elemanlarına, servis malzemelerine kadar bir çok mobilyada doğal ağacın oldukça az işlenmiş yada işlenmemiş hali ile yapılan tasarımlar kullanılmakla beraber organik formlar ön plana çıkıyor.



Mimar Daewha Kang, biyofilik tasarımın iş ve işçi verimliliğine olan katkısını değerlendirmek amacıyla bir çalışma ortamı tasarladı. Proje de temel amaç çalışanları doğal ışık, doğal manzara ve doğal malzemelerle bir araya getirmektir. Proje iki temel alanı içeriyor. Birincisi sürükleyici bir çalışma ortamı, ikincisi ise kısa süreli dinlenme ve meditasyon alanı. Mekanın aydınlatması astronomik bir saate bağlı,sabahları açık mavi, öğleden sonra parlak beyaz ve günün sonunda ateşli bir şekilde turuncuya dönmektedir. Deneyin sonunda motivasyonun artmasıyla beraber daha verimli sonuçlar alındığı gözlemlenmiştir.



Yapılan araştırmalara göre müşterilerin, daha doğal ve rahat olduklarını düşündükleri alanlarda daha uzun süre kalmak istediği gözlemlendi. Kathleen Wolf tarafından yapılan araştırmaya göre insanların oradaki ürünler için daha fazla ödeme yapmaktan kaçınmadıkları gözlemlendi.



Sürdürülebilir mimarlık uzmanı Oliver Heath, “Bitkiler ve yeşilliklerin eklenmesi satış ortamında hemen bir değişikliğe neden oluyor” diyor. Sadece ışığın iyileştirilmesinin bile metrekare başına geliri arttırdığı kanıtlanmıştır. Diğer çalışmalarda, doğaya maruz kalma oranınız arttığında, artan bir oturma süresinin olduğu ve satılan malların % 9,2 daha fazla değerde alıcı bulduğu ortaya çıkmıştır.


Sonuç olarak insanlar var oldukça sürekli değişen bir moda anlayışı olacak bazıları unutulup giderken bazıları hala bir yerlerde değerini koruyacak. Biyofilik tasarım bana kalırsa değerini koruyacak olanlardan birisi; bundan kaç yıl geçmiş olursa olsun modası geçmeyecek; hep bir yerlerde doğayı, doğalı arayanlar olacak.



Nevin ZIRHLI

Nuh Naci Yazgan Üniversitesi 4.sınıf İçmimarlık Öğrencisi

259 görüntüleme0 yorum