RENKLER, MEKANLAR VE MÜZİKLER: NEREDESİN FİRUZE

“İnleyen nağmeler ruhumu sardı, bir film ki orada hep janjanlı yaşamlar vardı. “


Yıl 2004, Ezel Akay yönetmenliğinde başrollerde Özcan Deniz, Haluk Bilginer ve Demet Akbağ gibi güçlü oyuncuların olduğu, sanat ve şöhrete bir de sanatçıların gözünden bakıldığı bir film giriyor vizyona: Neredesin Firuze.

Filmin konusu gerçekten de Özcan Deniz’in başına gelen bir olaydan meydana geliyor. Almanya’da, ünlü olma hayali olan Ferhat Can, İstanbul’da maddi sıkıntılar çeken Umut Müzik firmasıyla tanışıyor ve olaylar gelişmeye başlıyor. Borç batağında, tamamen çıkmaz sokakta olan Hayri ve ekibinin imdadına Firuze yetişiyor bir melek gibi. Olaylar 9 gün içerisinde gerçekleşiyor ve bu günler arası geçişler de çeşitli sanatçıların şarkılar söylemesi ile oluyor.

Ağustos 2003 tarihinde başlayan film çekimleri 8 hafta sürdü. Çekimler için; Perpa Ticaret Merkezi, Grand Cevahir Hotel, Emirgan Korusu Beyaz Köşk, İstanbul Sanat Merkezi, Beyoğlu Kulüp Cambaz, Malibor Pavyon gibi çok çeşitli mekanlar kullanıldı. Mekanların yanı sıra filmde kullanılan kostüm ve takılar da oldukça ilgi çekiciydi.125 adet özel tasarım olmak üzere 1100 adet kostüm kullanıldı. 70 adet ayakkabı özel derilerle diktirildi. 90 parça takı tasarlandı ve yaptırıldı. Dilerseniz bu detaylara daha yakından bakalım.

Filmde İstanbul Plakçılar Çarşısı olarak hissettiğimiz aura aslında İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’na ait. Ünlü olmak için sıraya giren müzisyenler, çeşitli kayıt stüdyoları, yapım şirketleri arasındaki rekabetler… Bütün bunlar aslında İstanbul Manifaturacılar Çarşısı’nda yaşanıyor. 1958 yılı şehircilik yarışmasında üçüncülük ödülü alan Doğan Tekeli ve ekibi Manifaturacılar Kooperatifi’nin açtığı ikinci yarışmada birinci geliyor ve 9 yıllık bir inşaat süreci başlıyor. 1967 yılında açılan İMÇ birçok kasetçilere ve yeni sanatçılara bir ev oluyor.


Filmin yönetmeni Ezel Akay İMÇ’nin o dönemki halini gördüğünde orada rengarenk bir film yerine tamamen gri renkli bir film yapacağını düşündüğü için kendine yeni bir mekan arıyor. İşte bu noktada karşısına çıkan Perpa İş Merkezi, bizim filmde gördüğümüz Plakçılar Çarşısı olarak yeniden tasarlanıyor. Filmin iç mekan tasarımları Hakan Yarkın’a ait. İMÇ’nin katlar arası iletişimini, kavgalar, gürültülerini alarak Perpa’da yeniden kuruyor.

Filmin %70 oranında geçtiği mekan Plakçılar Çarşısı. Camlı, kubbemsi bir tonozla örtülü olan bu mekanın duvarları satürasyonu oldukça düşük olan bir kırmızı ile renklenmiş ve filmin genel renk anlayışına uymuş.

Oldukça renkli rafları olan dükkanların ofis kısmında ise daha ağır tonlar bizi karşılıyor. Ahşap malzemeli mobilyalar, kırmızı halılar ve mekan içerisindeki bitkiler bizi tam olarak yönetmenin hedeflediği zamanlara götürüyor.


Filmde yeniden dekore edilen mekanlardan bir diğeri de Grand Cevahir Otel. Filmin akıllara kazınan dans sahnesi burada çekiliyor.

Oldukça geniş olan restoran katının bir bölümü kullanılıyor bu sahnede. Dans eden Ferhat ve arkadaşlarının arkasındaki kırmızı perdeler, duvar süslemeleri mekanı sınırlandırarak bizlere daha dar bir perspektif sunuyor.


Düğün sahnesinde ise yine Grand Cevahir’e ait olan kongre salonu kullanılıyor. Gelin ve damadın masalarına ilerleyeceği yol, davetlilerin oturma alanından döşemelerle ayrılarak farklı bir anlam kazanıyor. Halılardaki motifler, sol üstteki sandalyenin süslemesi bizi tam olarak 2000’ler modernizmine götürürken filmde 2 metre genişliğinde 16 metre uzunluğunda kullanılan İstanbul pastası ise izleyicileri toplum için sanat anlayışını benimsemeye sürükleyerek filmin devamında izleyicilere çeşitli anlamlar aktarıyor.

Filmde ayrıca eski İstiklal Caddesi’ni, İstanbul’a açılan ilk Vakko mağazasını ve İstanbul’a ait çarpık kentleşmeyi görüyoruz. Yönetmenin amacı, bu buhranlı gri şehrin içinde sanatın ve sanatçının nasıl renklendirdiğini görmek.

Filmde mekanlar kadar renkler de çarpıcı bir şekilde bizlere sunuluyor. Yönetmen kırmızı bir film yapmak istediğini belirttikten sonra çeşitli düşünceler ortaya çıkıyor. Filmin kostüm tasarımcısı olan Naz Erayda, bu düşünceden yola çıkarak kırmızı rengini tamamen kullanmak yerine seçilmiş kişilerde kullanmaya karar veriyor. Melekler: Beyaz ve gri. Gerçek eğlence dünyasından olan karakterler: Siyah. Senaryodaki rolü gereği eğlence dünyasına ait olanlar: Siyah, beyaz ve kahverengi dışındaki tüm renkler. Bu karakterlerin yakınında/etrafında olan diğer karakterler: Siyah, beyaz ve kahverengi dışında bir renk ve gri. Bütün bunların dışındakiler: Gri.

Melek algısını sadece renkle değil, duvar resimlerinde yer alan kanatların ortasına konumlandırılan Firuze ile de vermeyi amaçlayan yönetmen, bu konuda oldukça başarılıdır.

Filmde sıkça yer verilen duvar resimlerinin en ilgi çekici olan, Ferhat’ın havuz başında şarkı söylerken arkasında yer alan resimdir. Sanat Güneşi Zeki Müren ve gerçek olayın başrollerinden birisi olan Hilmi Topaloğlu resmedilmiştir.

Film hakkında konuşulacak konu çok; müzikler, renkler, karakterler ve daha niceleri. Müzik camiasının renkli hayatına konuk olduğumuz bu filmin ciddi bir emek verilerek ortaya konulduğu kostüm tasarımlarından, mekan tasarımlarından, takı tasarımlarından belli oluyor. Her biri özenle oluşturulan bu parçalar, filmi Türk sinemasında bir ikon haline getirmiştir. Yazının sonuna gelirken biraz da dönemin poster, dergi kapaklarına nasıl müdahale edildiğine bakalım.

Eveet, bitti zannetmeyin. Bitmeyen yarışma, hiç bitmeyecek. Daha çok gülüp çok ağlayacaksınız bizlerle…Filmin sonlarına doğru Erol Büyükburç’un da dediği gibi: “Daha çok gülüp çok ağlayacağız.” Ve Neredesin Firuze vizyona girişinden tam 16 yıl sonra yeniden vizyona girmeyi planlıyor! Pandemi sonrası açılacak sinemalarda yeniden gösterime girecek olan bu film için naçizane önerim sizler de sanatçılar olarak gri dışında herhangi bir renk giyip izlemeye gitmelisiniz.


Hatice UĞUR






KAYNAKÇA

https://www.mimarizm.com/makale/neredesin-firuze_113482

https://sadibey.com/dosyalar/Basin_Bultenleri/N/Neredesin_Firuze.doc

https://www.tsa.org.tr/tr/film/filmgoster/2322/neredesin-firuze#_

http://www.cosmoturk.com/kultur-sanat/neredesin-firuze-fcif.html