TABİATIN KALBİNDE BİR TİN: FRILUFTSLIV



Yazıya eşlik edeceğini düşündüğüm Max Richter'ın bestesi olan Lemantation For a Lost Life eserini dinlemenizi tavsiye ederim. Bu kıymetli besteyi seçmemin nedeni isminde geçen anlamı, okuyacağınız paragraf aralarında hissedebileceğinizi düşünmemdir. Keyifli okumalar...



"Felsefenin özü, bir insanın mutluluğunun olabildiğince az dışsal şeylere bağlı olacağı şekilde yaşaması gerektiğidir."

EPIKTOTES


Epiktotes gibi birçok stoacı filozof mutlu olmanın çok az şeye bağlı olduğunu savunur. Böylece yorgunluğumuzu ve yoğunluğumuzu minimize ederek daha huzurlu yaşamlara sahip oluruz. Fakat günümüzde karşı koyamadığımız her şeye yetebilme arzumuzu, çok daha fazlasıyla doyum noktasını arama hırsımızı görseydi Seneca'nın tepkisi ne olurdu?


Sizlere bu yazımda bir İskandinav felsefesi olan "friluftsliv" bahsedeceğim. Türkçe karşılığı açık hava yaşamı olarak çevirebileceğimiz bu kavram ilk olarak Norveç'te bir şairin şiirinde yeşererek ortaya çıkmıştır. Doğa ile iç içe olmanın saflığını ve berraklığını betimlemek maksadı ile kullanılan bu kavram, İskandinavlar başta olmak üzere birçok coğrafyanın yaşam tarzlarına entegre ettiği bir felsefi akıma dönüşmüştür. Peki friluftsliv felsefesini bu denli özel kılan gaye nedir?


Bu sorunun cevabını araştırmalar bizlere sunuyor. Öyle ki birçok istatistik, dışarıda vakit geçirmenin çok basit fakat kişilerin ruhsal sağlıkları üzerinde güçlü, pozitif bir rol oynadığını gösteriyor. Sahil kenarında denize, ormanda ağaçlara, gölde balıklara veya gece yıldızlara eşlik edeceğiniz doğa aktiviteleri ile doğayı ve onun sunduğu doğal olanı yaşayabilirsiniz. Norveç başta olmak üzere İskandinavların açık hava kültürleri ve aktiviteleri çok eski zamanlara dayanmaktadır. Doğada yürümek, balık tutmak, kamp yapmak gibi aktiviteleri gerçekleştirerek bedensel koşuşturmanın ötesinde doğa ile doğuştan sahip olduğumuz bağı güçlendirebiliriz. Doğayı zihnimize davet etmek, onun olanla bir bütünlük sağlamak tüm fikirsel travmalarımızdan arınmak için kolay elde edebileceğimiz basit yöntemlerdir. Dünyanın en mutlu ülkeleri arasına giren İskandinav Yarımadası'nın kendi özünden doğurduğu friluftsliv gibi felsefi düşünceler ile mutluluklarının sebebini açıklayabiliriz. Kaliteli eğitim kıstaslarımızda ilk akla gelen ülke olan Finlandiya, yetişkinler ile çocukların doğa yürüyüşlerini eğitimin bir parçası olarak müfredatında uygulamaktadır.



Bu felsefeyi hayata geçiren Norveç halkının "hytte" adını verdikleri dağ evleri uygulanan minimal mimarinin örneklerindendir. Bunun yanı sıra dünyanın birçok lokasyonuna konumlandırılmış friluftsliv yapılarının ortak özelliği, temel ihtiyaçlar dışında tüm kalabalık detaylardan arındırılmış bir motto ile tasarlanmış olmalarıdır. Sevdiğim ve sizlerle paylaşmak istediğim örneklerden birisi birçoğumuzun bildiği üzere Finlandiya'da tasarlanmış igloo tipi cam odaların olduğu dinlenme tesisidir. Odanın içerisindeyken dahi doğanın kalbinde olduğunuzu hissedin, aranızda sadece şeffaf bir perde var ve işte hepsi bu... Üstelik bu felsefenin izlerini taşıyan örnekleri kendi ülkemizde de görebiliriz. Bu kadar uzağa gitmeden veya masrafa girmeden aidiyeti bizde olan friluftsliv yanımızı nasıl meydana çıkarabiliriz sorusunu kolay ve uygulanabilir bir örnekle yanıtlamak isterim. Farkındalığı olan kişiler tarafından sıklıkla uygulanan bir yöntemden bahsedeceğim. "Date Night Kavanozu"... Yapacağınız tek şey bir kavanoz sahibi olmak ve içerisine her şeyden sıyrılıp kısa süreli ayrıca çok çaba gerektirmeyen aktiviteleri kağıtlara yazıp bu kavanozun içerisine atmak. Sonrasında ise kendinize bir gün belirleyip rastgele seçeceğiniz kağıtta yazan aktiviteyi hayata geçirerek mutlu olmak... Bunu sürdürülebilir kılmak adına yaşam alanlarınızı kalabalıktan uzak, fazla olandan arınmış ve yeteri kadar aydınlatılmış mekanlara dönüştürebilirsiniz.


*LUMO Architects tarafından tasarlanmış barınak örneği.


Friluftsliv felsefesi, bizlere esas olanla yaşamayı ve daha fazla doğa ile kalarak onunla bağımızı güçlendirip huzurlu olmamızı öğretiyor. Yoğun şehir yaşamlarımızdan uzaklaşarak kendimize ayırdığımız vakitte gerçekleştireceğimiz bir doğa yürüyüşü, fiziksel ve mental sağlığımızı korumamızda önemli bir rol oynayacaktır. Üstelik yaşam alanlarımızda da sürdürebileceğimiz doğa teması ile bir bütünlük yakalayabiliriz.


Biz doğayız ve doğaya ait olan bize en yakındır. Ne zaman ki doğadan ayrı kalır uzaklaşırsak o zaman huzursuzluklarımız artar. Bu yüzden nefes almak kadar önemli bir olgudur doğa ile ilişkimizi canlı tutmak. Doğanın kalbindeki ruhunuzu aramaya devam edin. Stoacıların söylediği gibi: "Mutlu olmak az şeye bağlıdır."



Fatmanur KÜÇÜKÇITRAZ