Tasarım-cı-lık

Güncelleme tarihi: 14 Oca 2019



Üretim ütopyasına, distopik bir yaklaşım olan, sahamızın yanlış anlaşılan ve kullanılan kavramlarından biri: ‘'Tasarım'’. Özellikle, içmimarinin dekore etmekten ibaret olduğunu düşünmek belki de sektörün bizlere dayattığı en büyük haksızlık. Dekorasyondaki ürünler, ihtiyaç ve kullanım arzı gözetmeksizin estetik kaygısıyla üretilip oluşturulurken; tasarım, ihtiyaç, ergonomi, talep ve estetik bütünleriyle ortaya çıkıyor. Bu noktada fikir olabilmesi adına sizlere iyi bir tasarımcı’nın niteliklerinden bahsetmek istiyorum.


Belki de her işin başı; sabır. Evet basit bir algı gibi geliyor olabilir fakat bir işe başlayabilir ancak sabretmeden sonuna gelemezsiniz. Sonrasında iyi bir gözlemci olmak sanıyorum ki, iyi bir tasarımcı olmanın anahtarıdır. Her şey sizin çıkış noktanızdır. Her sorun, her çözüm, her insan, oturup baktığınız her açı sizin kaleminizdir. Şunu da açıklama gereği duyuyorum, tasarımı, mekânsal ölçekle kısıtlamak doğru görünmüyor. Tasarımın sınırlarını; mekan, ürün ve hayatı kolaylaştıracak her türlü yaklaşım olarak çizebiliriz. İçmimarlığı, mimari perspektiflerden ayırmadığımız gibi endüstriyel tasarımlarından da ayırmamamız gerekiyor.


Gelelim en çok merak edilen konuya; yetenek. Zannımca yetenek ilgiye göre geliştirilebilen ve ucu oldukça açık bir kavramdır. Muhatap olduğunuz probleme getireceğiniz tasarım çözümlerini ifade edebilmek biz genç tasarımcıların en çok çekindiği konulardan biridir. Aslında yetenek, çizimden çok daha fazlasıdır. Hayal gücü, bağımsızlık ve en önemlisi iç güdüdür. Evet, evet! İç güdülerimize güvenmeden bulacağımız, teknik açıdan kusursuz çözümlerde dahi hep bir eksikle karşılaşacaksınız. Görsel algınız iç güdünüzü yönlendirmede size bir rehber olacaktır. 2 boyutlu düşünme ve algılama, size ihtiyacınız olan tasarımı, komplike olmayan en yalın haliyle zaten sunacaktır.


Tasarım; devasa boyutlarda, takip edilemeyen pek çok çizginin iç içe geçtiği veya insan-doğa yararına olmayan bir yolda ilerlememelidir diye düşünüyorum. Tasarım en pratik ve basit çözümü içermeli ve kullanılmayan detaylardan arınırken estetik açlığı da gidermelidir. Esasen 2 boyutlu düşünmenin yanında 3 boyutlu canlandırma, materyal ve yaratıcılığı tasarımın satılmasını sağlayan en önemli unsurlar olarak görebiliriz. Yani fikriniz ve yaklaşımınız ne kadar sağlam olursa olsun, hak ettiği kadar ifade edemezseniz eğer maalesef hak ettiği değeri de göremeyecektir. Bu konuyla ilgili tartışmalı bir bakış açısına da değinmek istiyorum; taklit etmek. Kendi mesleğimizde taklit, var olanı değiştirmeden uygulamaktan ziyade çıkış noktası haline getirmektir. Bilen bilir ''Taklit etme, ilham al!’'.


Demem o ki; tasarımın ucu bucağı yok, siz en iyisi mi kalemlerinizi kuşanın ne de olsa bizlerin silahıdır onlar. Sevgili tasarımcı meslektaşlarım, bu kıstaslar pek çok işin ehlinde değişebileceği gibi, hepimizin kabul ettiği iyi tasarımcıların da uyguladığı ölçeklerdir.


Umuyorum ki en basit çözümlerinizle muazzam eserler ortaya çıkarırsınız. Bugünün ve geleceğin Hadidlerini, Gehrylerini, Le Corbusierlerini selamlayarak son vermek istiyorum.

Sevgiler.


Büşra YOLDAŞ

62 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör