Yves Klein ve Mavinin Doğuşu


Bu sene sıkça karşılaştığımız ve bir türlü ifade edemediğimiz mavi tonu; Klein mavisi. Bu rengi tarif etmeye çalıştığım zaman bir türlü doğru ifadeyi bulamıyordum. Geçenlerde dergi okurken şans eseri karşılaştım ve sizlere bu güzel mavi rengi anlatmak istedim.



Öncelikle isminin nereden geldiğiyle başlamak istiyorum.

Ünlü sanat eleştirmeni olan Yves Klein 1960’larda patentini aldığı bu renge kendi adını koymayı tercih etmiş. Renklerin enerjisine oldukça inanan Yves Klein maalesef ki 34 yaşında geçirdiği kalp kriziyle hayatını kaybetmiş. Varlığını monokrom mavi tonlarına bağlayan ünlü ressam, 1955 yılında resmetmeye başlamış ilk Klein mavisi tonunu. Klein mavisini kendisi şöyle açıklıyor; ‘’Gündüz vakti gökyüzünde görünen hafif ve sönük renk değil, Paris’in yaz gecelerinde saat dokuz civarında görünen, batan günün enerjisi hala atmosferdeyken ve trafik ışıklarıyla yukarıdan görünen kıvılcımlar gibi görünüyorken ortaya çıkan karanlık, elektrik mavisidir bu.’’.


Batı sanatını değiştiren insan olararak kendinden söz ettiren sanat eleştirmeni Yves Klein aynı zamanda ressamdı. 1960’da Paris’te düzenlediği ‘’Mavi Çağda Antropometriler’’ adlı sergisinde ‘’canlı fırçalar’’ olarak adlandırdığı ve vucütları mavi renge boyanmış üç çıplak modeli beyaz tuvallere yönlendirerek vücut baskılarını yapmıştı. Biraz çılgın gösteri anlayışına sahip ressamımıza, bu güzel rengi bulduğu için teşekkürlerimizi sunuyoruz.


Peki bu rengi nasıl iç mekanlarda nasıl kullanmalıyız?


Bana göre gri tonlarıyla daha sakin bir ortama bürünürken pirinç detaylı aksesuarlarla da bir o kadar iddialı bir renk oluyor. Mavinin sakinleştirici enerjisini diğer renklerle bütünleyerek nasıl bir atmosfer yaratmak istiyorsak ona göre kullanabiliriz aslında. Yatak odasında, çalışma odalarında daha sakinleştirici tonlarla birleştirerek güzel bir kombinasyon olacaktır.