Mimar Sinan

Mimar Sinan; belki bazıları için sadece bir isim, bazılar için sadece tarihte yeri olan bir usta, bazıları için ise koskocaman bir felsefe...

Onu sadece bir mimar olarak nitelemek doğru bir yaklaşım değildir. Bilgi birikimi zekası ve de ileri görüşlülüğü ile Osmanlı dönemine damgasını vurmuş isimlerdendir , bırakın Osmanlı dönemini günümüzde bile yaptığı eserlerle hala adının geçtiği her yerde heyecan yaratan bir kişilik olmuştur.


O öyle bir deha ki 99 yıllık yaşamına 81 cami, 51 mescit, 55 medrese, 26 darül-kurra,17 türbe, 17 imarethane, 3 darüşşifa , 5 su yolu, 8 köprü, 20 kervansaray, 36 saray, 8 mahzen ve 48 hamam olmak üzere toplam kayıtlı 375 yapı inşa etmiştir. Ancak bunun yanında kayıtlı olmayan nice yapılarının da olduğu düşünülmektedir.


Zekası, çalışkanlığı ve ileri görüşlülüğü her yapısında göze çarpan büyük dehanın, yüzyıllara sığmayacak fikirleri ve düşünceleri günümüzde de bizlere yol gösterecek ufuk açacak büyüklüktedir.


Büyük üstad , Kayseri'nin Ağırnas Köyü'nde dünyaya gelmiştir. Ardından devşirme olarak Acemioğlanlar Ocağı'na alınmıştır. Oradan da yeniçeri ocağına çekilen Sinan burada dülgerliğe kadar yükselmiştir. Bu esnada Osmanlı dönemindeki yapıların yapım ve onarım işlerinde görev alan mimar ve sanatçıların yanında çalışma fırsatı bulmuştur.


Bu esnada mimarlığa ilk adımlarını atmaya başlamıştır. Ustalarının disiplini ve meslek sevdasıyla adeta bir çırak edasıyla yetişen Sinan, gelecekte çığır açacak yapıtlarının ayak seslerini aslında daha bu dönemde azmiyle duyurmaya başlamıştır.

Ardından yılların verdiği tecrübe ve zekasıyla üstüne her geçen gün daha da fazla koyarak ilerlemiştir. Sinan'ın Osmanlı'ya damga vuran eserleriyle de çağlar üstü mimar olarak tabir edilmesi onun ne kadar önemli bir usta olduğunu yeterince belirtmektedir.


Değinmek istediğim bir hususta şudur ki Mimar Sinan'ın büyük aşkı...

Ama bu aşk, öyle basit bir aşk değildi. O aşk ki iki kıtanın ayrıldığı ama tüm dünyanın güzelliğiyle büyülendiği bir aşktır.

Evet, doğru tahmin ettiniz İstanbul'dan bahsediyorum. Mimar Sinan bu şehre öyle bir vurgundu ki ne İstanbul Mimar Sinan'a olan sevdasını ne de Sinan İstanbul'a olan aşkını belli edebilmişti.


Mimar Sinan İstanbul'a her ne kadar bağlıysa da adeta bir mecnun misali uzaktan sevmiştir İstanbul'u. Gönlünde hep yeri olmuştur bu büyülü şehrin.


Mimar Sinan'ı anlatmaya ne kelimeler ne de satırlar yeter. Sinan'ı anlamak ise dağlara denizlere sığmayacak bir fikir doygunluğu gerektirir. Biz ki geleceğin mimarlarıyız, bu koca ustaların izinden onların fikirlerinden faydalanmamız gerekecektir.


Onlar bizim yol göstericimiz ve en büyük ufuk açıcımız olacaklardır.


Yaptığın işi gönlünde hissedersen, ırmaklar çağlar içinde...

Mimar Sinan


EFE YILMAZ

SABAHATTİN ZAİM ÜNİVERSİTESİ

İÇ MİMARLIK 1. SINIF










188 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör