Teknolojiden önce: Mimarlık

Güncelleme tarihi: 1 Mar 2021


Teknolojik gelişmeler bazı mesleklerin ortadan kalkmasına neden oluyor, fakat bizim hayatımıza teknolojinin girmesi çalışma masalarımızı daha küçük ve daha düzenli hale getirdi. Dirsek çürüttüğümüz çalışma masalarımızın başında kağıt hışırtılarıyla çalışırken şu an mimarlık ve tasarım ofislerinde fare ve klavye sesleri hakim. O iki büklüm çalıştığımız koşullardan bu zamana nasıl geldik öğrenmek için önce en başa dönelim.


İlk tasarım çizimleri 16 ve 17. yüzyıla kadar uzanıyor. Teknik çizimleri yapabilmek için ilk önce el yapımı araçlar kullanıldı. İnsanlık geliştikçe araçlar da gelişti. Bu durumun sonucunda bizlerin de aşina olduğu şablonlar, çizim tahtaları, T-cetveller, gönyeler, Fransız eğrileri ve gelişmiş pusulalar geliştirildi. 1950’lerin başına kadar tüm teknik çizimler bu aletler kullanılarak elle yapıldı. Bu şekilde çalışmak hem uzun zamanlar alıyordu hem de keskin ölçüm bilgisiyle geometri anlayışı gerektiriyordu. Tabii Dr. Paul J Hanratty, bilgisayar ortamında basit çizgiler çizebilen bir program icat edip oyunu değiştirene kadar.




Hanratty, MIT’de ki bir araştırma ekibiyle çalıştı ve 1957 de Pronto adlı programı ortaya çıkardı. Esasında İlk bilgisayar destekli tasarım aracı çalışmaları Pronto’dan daha önce Ivan Sutherland tarafından geliştirilen Sketchpad'di fakat Pronto’dan daha sonrasında yani 1963 yılında piyasaya sürüldü. Bu iki program çok ilkel olmalarına rağmen geleceğin temellerini attı.

Bu tür yazılımlar ortaya çıkıyordu fakat o yıllarda bilgisayar çok pahalıydı. Bu sebepten dolayı sadece otomotiv ve uçak sektörlerinde bu programlar kullanılıyordu. Hal böyle olunca yazılımlar bu sektörler üzerine eğiliyordu.


1960’ların ortasında Hanratty öncülüğünde General motor araştırma laboratuvarlarında DAC (Design Automated by Computer) geliştirilmiş. Bu durumdan geri kalmamaya çalışan diğer firmalar McDonnell-Douglas CADD’İ 1966’da, Ford PDGS’i 1967’de ve Lockheed CADAM’i 1967’de piyasaya sürdüler.

Derken yine 1960’larda Digigraphics ilk ticari CAD yazılımlı olan EDM’ı (The Electronic Drafting Machine) çıkardı. PDP-1 bilgisayarında çalışan bu yazılım ışık kalemi ile çalışıyordu.

CAD’deki en büyük sıçrama, Autodesk’in 1983’te Autocad’i piyasaya sürmesiyle oldu. Bilgisayarın erişilebilir olmasıyla teknik çizim bu gibi programlarla çok daha uygun ve makul hale geldi.




Sadece bunlarla da sınırlı değil. Sunum teknikleri günümüzde çığır aşıyor. Sanal gerçeklikte olduğu gibi değişip gelişen gerçeklik teknolojisi de gerçek zamanlı görüntüleme olanağı sağlıyor.

Daha da ötesinde artık drone'lar la ihtiyaç olan arazi planının fotoğraflarını çekerek ona bağlı özel yazılımlar yardımıyla bu arazi planının 3d modelini çıkarmak da keza mümkün. Hala bu gibi programlar, ürünler değişiyor ve gelişiyorlar.


Hatta şimdiden bizim de aşina olduğumuz materyaller teknoloji geliştikçe farklı materyallere görevlerini devretti bile.


Örneğin;

Taslak şablonları yerine artık 3d modelleri veya heliodon yerine 3d yazılımlarının gün ışığı özelliklerini kullanıyoruz. Metrelerden mekan derinliğini algılayan ölçüm programlarına, silgilerden ctrl+z komutuna kadar bir mimarın kullandığı çoğu materyal ve/veya alışkanlık büyük ölçüde gelişmiş durumda.




Bu gelişim bizlere avantaj olarak;


  • Tasarımda yaratıcılık

  • Verimlilikte artış

  • Projelerde doğruluk payı daha yüksek çizimler çıkarmak

  • Bu gibi teknolojiler yardımıyla ham düşünceyi daha hızlı üretime hazır hale getirebilmek

  • Tasarım sürecinde müşteriyle kurulan iletişimi daha sağlıklı yürütebilmek.

  • 3D ön izlemeler alarak tasarımlarımızı test edebilme yetisi

  • Projeyi daha net bir şekilde farklı ırk ölçü birimi vs. gibi değişiklikler gözetmeksizin karşı tarafa ifade etmek / okuyabilmek

gibi kolaylıklar sağladı.





Bu değişim bir kenara dursun şüphesiz ki kağıt ve kalem bizlerin uzun yıllar daha tasarımlar yaratmamızda birincil yol olarak kalacaktır.


Yazımın sonunda sizler için derlemiş olduğum teknolojiden önce ofislerde ki yaşamı anlatan ve çalışma masalarına baktıkça detaylarda kaybolacağınız fotoğraflarla sizleri baş başa bırakmak istiyorum.


Fotoğraflardan sonra merak edenler için; Sketchpad’in çalışma prensibini anlatan bu video ile şu an ki çalıştığımız programlar arasında ki farkı görünce siz de teknik çizimin evrimine hayran kalacaksınız.



Sena Ayten Erdoğan

İçmimar